Type Here to Get Search Results !

ŞİİR | Beklediğin Gibi Değil



Aykırı cümlelerin bende bıraktığı payeleri
standartlarından sıyırdıkça
bir işgal düşüncesiyle meşgul oluyorum.
hayır inançlardan sapamıyorum.
halen daha sıkılmıyorum gelecek kişinin elini
büyük bir memnuniyetle sıkma takıntımdan.
Kendime yeni vesikalar da beğensem ekrandan
izdüşümü kilitli satır aralarında.
çarpıcı manşetlerin
ve büyük puntoların deştiği toplumsal hafıza  
yerini iliklerine kadar kararmış toprağın seyrine bırakmış.
o ne yutacaksa biz o kadar yerin dibine gireceğiz.
Oysa kaçıncı kafesti bu paslanan içinde öttüğümüz.
Kaçıncı gökkuşağı bu sadece siyahtan ibaret
bir insan portresi getiriyorlar önümüze, ağızlar açık. 
bundan sonra deniyor ki kavgalar şov maiyetinde
halbuki sonunda bildim kaçmayı ben 
beyaz ve önlüklünün sahnesinden
çarkların zincirlerini çizen tebeşirlerle
tebelleşebildim.
ve düştüm maliyetini geleceğimden.


Bizi avucunda sıkıca kavrayan tarih teker teker
tekerrürlerinden koparcasına
bir cevap bekledi ki bizden
avuntularının karşılığında 
sadece cılız bir ürküntünün anlayacağı abuklukta bir
fısıltı işteş olurdu kulaklarımızda.
şehirlerin duyacağı bu gümbürtüye
öyle sağır olmayı becerirdik ki,
mikrofonlara ekmek doğramak 
en şereflice temsiliyetimiz olurdu.
Yoksa biri almış kendini yakmış
kibritimle doğmalıyım ben artık yarına
güneşi de beklemem
susmasını da sokak köpeklerinin
akar dururum sanki bir nehir bizi götürecek gibi
talihin izansız kuytu yerine.
Ama hayır. 
elimizde mizanlar öyle canhıraş halde
nüksetmiş travmaların sorumluluğundan
koşar adım kaçar bir yol sormaktayız ki.
Akıbetimiz kapalı kapıların ardındaysa artık ne fayda
sen elinde anahtarla doğmadın ya.


peki bizde neden bir cevap yaratılmadı.
sağduyuya davet edilmekten misafir gibi kaldığımız bu düzende
doğru şıkkı işaretlemekten neden vazgeçiyoruz her seferinde
cayma hakkımız hangi hırsızın betonarmesinde
hangi müdür imzalı sirküne çizdi hayallerini
bunun farkı yatırılmadı elbet hesabına
Senin önün neyle kesilsin ki daha
kuşatılmış her yerin 0,68 metrekarelik bir kağıtla
kimse yok sana merdivenler tutacak
kimsen yok gökyüzünü birlikte avucuna alacağın
biliyorum harcı değildi kimsenin ispiyonlamak sevgilerini
Sadece sevmezdi bazılarımız
elegüne konu olan meşinyuvarlak sövgülerini.

Ama sen 
dokunma kalbine yine de
yine umursama yağan yağmuru
nasıl olsa dikenlere dokunan da var
ıslanmayı bilen de.




-ertuğrul ergüçlü
Tags

Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Yorum yapmayı unutmayın.